27 Şubat 2026

Anfield’da Krizlerin Savaşı: Liverpool ve Tottenham Karşı Karşıya

İngiltere Premier League’in 30. haftası, futbolseverleri oldukça dramatik ve bir o kadar da belirsiz bir randevuyla selamlıyor. Bir tarafta geçen sezonun görkemli şampiyonu olmasına rağmen bu yıl zirve yarışından kopan Liverpool, diğer tarafta ise tarihinin en ağır krizlerinden birini yaşayan ve küme düşme hattının soğuk nefesini ensesinde hisseden Tottenham Hotspur bulunuyor. 15 Mart 2026 Pazar günü Anfield’ın büyüleyici atmosferinde oynanacak bu mücadele, sadece üç puan mücadelesi değil, aynı zamanda her iki kulüp için de prestij ve toparlanma adına hayati bir dönüm noktası anlamı taşıyor. Liverpool, taraftarı önünde yeniden bir galibiyet serisi başlatarak Şampiyonlar Ligi potasına girmeyi hedeflerken, Tottenham ise yeni teknik direktörüyle adeta bir hayatta kalma savaşı veriyor.

Premier League’de Beklentilerin Uzağında Bir Dev: Liverpool

Arne Slot’un liderliğindeki Liverpool, 2024-2025 sezonunda elde edilen o destansı 20. lig şampiyonluğunun ardından bu sezona büyük umutlarla ve “dominasyon” parolasıyla başlamıştı. Nitekim ligin ilk beş haftasında alınan beş galibiyet, bu beklentileri haklı çıkarır nitelikteydi. Ancak ilerleyen haftalarda takımın üzerine çöken formsuzluk ve özellikle savunma hattındaki bireysel hatalar, kırmızılıları zirveden adım adım uzaklaştırdı. Şu an itibarıyla 27 maçta topladıkları 45 puanla 6. sırada yer alan Liverpool, lider Arsenal’in tam 16 puan gerisinde kalmış durumda. Şampiyonluk hayallerinin bu kadar erken suya düşmesi camiada bir hayal kırıklığı yaratsa da Şampiyonlar Ligi vizesi almak hâlâ gerçekçi bir hedef olarak duruyor.

2026 yılına girişle birlikte Liverpool’un istatistikleri oldukça endişe verici bir tablo çiziyor. Yeni yılın başından bu yana ligde sadece iki kez galibiyet sevinci yaşayabilen Slot’un öğrencileri, hücumda etkinliklerini yitirirken kalesini gole kapatmakta da büyük zorluklar çekiyor. 42 gol atıp 35 gol yiyen bir takımın, Liverpool gibi bir dev için savunma disiplininden ne kadar uzaklaştığı aşikar. Özellikle orta sahadaki pres gücünün düşmesi, rakiplerin Anfield’da daha cesur oynamasına zemin hazırlıyor. Yine de Mohamed Salah gibi her an skoru değiştirebilecek bir süper stara sahip olmaları, Liverpool’un bu zorlu süreçteki en büyük tesellisi olmaya devam ediyor.

Tottenham’ın Karanlık Günleri ve Igor Tudor Dönemi

Tottenham cephesinde ise durum çok daha vahim bir boyutta seyrediyor. Londra temsilcisi, 2025-2026 sezonunu adeta bir kabus gibi yaşıyor. Sezona Thomas Frank ile başlayan ancak üst üste gelen mağlubiyetlerin ardından Şubat ayında yollarını ayıran Spurs, küme düşme hattının sadece 4 puan üzerinde 16. sırada demirlemiş durumda. Takımın başına kurtarıcı rolüyle getirilen Hırvat teknik adam Igor Tudor, ayağının tozuyla çıktığı Kuzey Londra derbisinde Arsenal’e karşı alınan 4-1’lik ağır mağlubiyetle Premier League’in sert yüzüyle bir kez daha tanıştı. Tudor’un gelişiyle takıma bir agresiflik ve fiziksel direnç katması beklense de elindeki malzemenin darlığı ve sakatlık krizleri işini imkansız hale getiriyor.

Takımdaki eksikler listesi bir hayli kabarık; tam 12 oyuncunun sakatlığı bulunurken kaptan Cristian Romero’nun cezalı oluşu, savunma kurgusunu tamamen altüst ediyor. Tottenham, 2026 yılı içerisinde henüz bir lig maçı kazanamayan tek takım olma unvanını taşıyor ve bu mental çöküş sahadaki her harekete yansıyor. Randal Kolo Muani ve Xavi Simons gibi yetenekli isimlerin bireysel çabaları, takımın genelindeki taktiksel dağınıklığı örtmeye yetmiyor. Tudor, antrenmanlarda takımın “kötü alışkanlıklarını” temizlemeye çalıştığını vurgulasa da Anfield gibi bir deplasmana bu kadar eksik ve moralsiz gitmek, Tottenham için sezonun en zor sınavı olabilir.

Anfield Deplasmanında Taktiksel Satranç ve Maç Analizi

Maçın taktiksel derinliğine bakıldığında, Arne Slot’un topa sahip olma ve kanat organizasyonları üzerinden Tottenham’ın zayıf yanlarına sızmaya çalışacağını öngörebiliriz. Liverpool, Anfield’da oynamanın verdiği psikolojik üstünlüğü kullanarak maçın başında yoğun bir baskı kuracaktır. Tottenham’ın özellikle savunma arkasına atılan toplarda yaşadığı sıkıntılar, Mohamed Salah ve hücum hattındaki diğer hızlı oyuncular için büyük fırsatlar sunacaktır. Liverpool orta sahasının, Tudor’un yerleştirmeye çalıştığı agresif presi kırabilmesi durumunda maçın rengi erkenden belli olabilir.

Igor Tudor ise muhtemelen daha kompakt bir savunma anlayışıyla başlayıp, fiziksel gücü ön plana çıkararak Liverpool’u yıldırmaya çalışacaktır. Ancak savunmadaki önemli eksikler, bu planın uygulanabilirliğini ciddi şekilde sorgulatıyor. Kolo Muani’nin kontra ataklardaki hızı ve bitiriciliği, Tottenham’ın bu maçtaki tek çıkış yolu gibi görünüyor. Eğer Tottenham, maçın ilk yarısında Liverpool’un baskısını kırıp skoru dengede tutabilirse, ev sahibi ekibin üzerindeki seyirci baskısı bir avantajdan dezavantaja dönüşebilir. Yine de Tudor’un felsefesinin bu kadar kısa sürede ve bu kadar büyük eksiklerle Anfield’da sonuç vermesi futbol mucizelerine kalmış durumda.

Maç Tahmini ve Sahadaki Muhtemel Senaryolar

Her iki takımın mevcut form durumları, sakatlık raporları ve psikolojik süreçleri değerlendirildiğinde, Liverpool bu maçın tartışmasız favorisi olarak öne çıkıyor. Anfield’da oynanan maçlarda Liverpool’un Tottenham üzerindeki tarihsel üstünlüğü ve Spurs’ün 2026 yılındaki galibiyet hasreti, ibreyi tamamen kırmızılılara çeviriyor. Tottenham’ın savunma hattındaki gedikler ve Tudor’un henüz sistemini oturtamamış olması, Liverpool’un hücum hattı için geniş alanlar yaratacaktır. Liverpool’un erkenden bulacağı bir gol, Tottenham’ın zaten kırılgan olan direncini tamamen yok edebilir.

Sonuç olarak, Liverpool’un 3-0 gibi net bir skorla sahadan galip ayrılmasını beklemek oldukça mantıklı bir yaklaşım olacaktır. Ev sahibi ekibin maça hızlı başlaması ve ilk yarıdan skoru lehine çevirmesi muhtemel senaryolar arasında ilk sırada yer alıyor. Tottenham için bu maç, belki de alacakları puandan ziyade gösterecekleri dirençle geleceğe dair bir umut ışığı arama mücadelesi olacak. Ancak kağıt üzerindeki veriler ve sahadaki gerçekler, kırmızılıların taraftarı önünde görkemli bir galibiyet alarak Şampiyonlar Ligi yarışına sıkı sıkıya tutunacağını işaret ediyor. Arsenal 61 puanla liderliğini sürdürürken, Liverpool 45 puanla takibini sürdürmek zorunda; öte yandan 29 puandaki Tottenham için her geçen dakika ateş hattına bir adım daha yaklaşmak anlamına geliyor.